Paris Işıltısı: Cildinizin Işığını Yeniden Keşfedin

Cilt zamanla canlılığını kaybeder, ton eşitsizlikleri belirir, nem azalır ve ince çizgiler görünmeye başlar. Bu durum sadece yaşla değil; stres, güneş, şehir hayatı ve uykusuzluk gibi faktörlerle de ilgilidir.

İşte tam bu noktada Paris Işıltısı, cilde yeniden hayat kazandıran özel bir uygulama olarak devreye girer. Doç. Dr. Çiğdem Karadağ, bu tedaviyi her bireyin cilt yapısına özel planlayarak doğal, sağlıklı ve kalıcı bir ışıltı hedefler.

Paris Işıltısı Nedir?

Paris Işıltısı, cildi nemlendiren, canlandıran ve gençleştiren bir mezoterapi yöntemidir.
Bu işlem, cilt altına mikroenjeksiyon yoluyla vitamin, mineral, amino asit ve hyalüronik asit gibi maddelerin verilmesiyle yapılır.

Cilt bu maddeleri emdikçe yenilenme süreci hızlanır, daha pürüzsüz, aydınlık ve esnek bir yapı kazanır.
Sadece yüz değil; boyun, dekolte, el sırtı ve göz çevresi gibi bölgelerde de güvenle uygulanabilir.

Paris Işıltısı’nın etkisi, makyajla sağlanan geçici bir parlaklık değil; cilt kalitesini derinlemesine iyileştiren uzun vadeli bir yenilenmedir.
Uygulama sonrası, cilt daha canlı görünür ve sanki içten ışık alıyormuş gibi parlar.

Paris Işıltısı
Paris Işıltısı, cildi nemlendiren, canlandıran ve gençleştiren bir mezoterapi yöntemi

Paris Işıltısının Etkili Olmasının Sırrı

Tedavinin en güçlü bileşeni, su tutma kapasitesiyle bilinen hyalüronik asittir.
Bu madde ciltte nem rezervi oluşturur, dokuyu dolgunlaştırır ve çizgilerin yumuşamasına yardımcı olur.

Buna ek olarak, A, B, C ve E vitaminleri, amino asitler ve antioksidanlar, cilt hücrelerini canlandırarak sağlıklı bir görünüm kazandırır.
Paris Işıltısı’nda kullanılan özel karışım, NCTF 135 HA gibi bilimsel olarak kanıtlanmış formüllerden oluşur.

Bu formül ciltte kolajen üretimini uyarır, serbest radikallerle savaşır ve cilt bariyerini güçlendirir.
Sonuç olarak cilt, daha elastik, daha sıkı ve daha dengeli bir yapıya kavuşur.

Paris Işıltısı Nasıl Uygulanır?

  • Cilt Analizi ve Konsültasyon:
    Uygulamadan önce Doç. Dr. Çiğdem Karadağ, cildin nem dengesi, elastikiyet durumu ve genel ihtiyaçlarını analiz eder.
    Bu değerlendirme sonucunda kişiye özel karışım ve seans planı oluşturulur.
  • Cilt Temizliği ve Hazırlık:
    İşlem yapılacak bölge (yüz, boyun, dekolte veya el sırtı) özel solüsyonlarla temizlenir.
    Cildin yüzeyinde makyaj, yağ veya kir kalmaması sağlanır.
  • Lokal Anestezi Uygulaması:
    Konforu artırmak için bölgeye anestezik krem sürülür.
    Bu sayede enjeksiyon sırasında neredeyse hiçbir ağrı veya batma hissedilmez.
  • Karışımın Hazırlanması:
    Hyalüronik asit, vitaminler, amino asitler ve antioksidanlar içeren özel kokteyl hazırlanır.
    Cilt tipine göre içeriğin oranı ve yoğunluğu belirlenir.
  • Mikroenjeksiyon Aşaması:
    Hazırlanan karışım, çok ince uçlu iğnelerle cilt altına küçük dozlar halinde enjekte edilir.
    Enjeksiyonlar genellikle 1-2 cm aralıklarla yapılır, böylece tüm yüzey eşit şekilde beslenir.
  • Masaj ve Dağıtım:
    İşlem tamamlandıktan sonra, serumun cilt altına daha homojen dağılması için hafif bir masaj yapılır.
    Bu, karışımın daha etkili emilmesine yardımcı olur.
  • Son Bakım:
    Uygulama sonrası bölgeye onarıcı ve yatıştırıcı bir krem sürülür.
    Cilt kısa sürede toparlanır ve işlem sonrası kişi günlük hayatına hemen dönebilir.
  • Süre ve Konfor:
    Tüm işlem ortalama 30–45 dakika sürer.
    Uygulama sonrasında sadece hafif bir kızarıklık görülebilir; bu genellikle birkaç saat içinde kaybolur.

Paris Işıltısı Sonrası Ciltte Ne Olur?

İşlemden sonra cilt ilk birkaç gün içinde daha nemli ve dolgun hissedilir.
Gözle görülür parlaklık ve canlılık birkaç gün içinde belirginleşir.

Cildin elastikiyeti artar, gözenekler sıkılaşır ve cilt tonu daha homojen hale gelir.
İnce çizgiler yumuşar, cilt dokusu pürüzsüzleşir ve “ışıl ışıl” bir görünüm ortaya çıkar.

Ciltteki bu değişim, yalnızca estetik bir parlaklık değildir; cilt biyolojisinin yeniden dengelenmesidir.
Kısacası, Paris Işıltısı yalnızca bir uygulama değil, cilt sağlığının yeniden inşasıdır.

Kaç Seans Gerekir ve Etkisi Ne Kadar Sürer?

Her bireyin cilt yapısı ve ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle seans sayısı kişiye özel planlanır.
Genellikle 3 ila 5 seans arasında, 2 hafta aralıklarla uygulama yapılır.

İlk seansta bile fark edilir bir canlılık hissedilir.
Düzenli uygulamalarla elde edilen sonuçlar, 6 ila 12 ay arasında kalıcılığını korur.

Uzun vadede daha canlı bir cilt için yılda bir veya iki kez bakım seansları önerilir.
Bu düzen, ciltteki kolajen üretimini canlı tutar ve gençlik etkisini sürdürür.

Paris Işıltısı Kimler İçin Uygun?

Paris Işıltısı, hem kadın hem erkek her yaştan birey için uygundur.
Özellikle kuruluk, matlık, ince kırışıklık, ton eşitsizliği ve gözenek genişlemesi şikâyeti olanlar için ideal bir seçenektir.

Güneşten, stresli yaşamdan veya şehir kirliliğinden etkilenen ciltler bu tedaviden büyük fayda görür.
Cildi anında yeniler, tazeler ve “dinlenmiş bir görünüm” kazandırır.

Hamilelik, emzirme veya aktif cilt enfeksiyonu gibi özel durumlarda işlem ertelenmelidir.
Doç. Dr. Çiğdem Karadağ, uygulama öncesinde her hastanın tıbbi geçmişini değerlendirir ve en uygun yöntemi belirler.

Paris Işıltısı ve Gençlik Aşısı Arasındaki Fark

Her iki tedavi de cilt gençleştirme amacı taşır; ancak içerik ve hedef açısından farklıdır.
Gençlik Aşısı, daha yüksek oranda hyalüronik asit içerir ve nemi yoğunlaştırmayı hedefler.

Paris Işıltısı ise hyalüronik aside ek olarak vitamin, amino asit ve antioksidan içeriğiyle cilt yenilenmesini destekler.
Yani Paris Işıltısı, sadece nemi artırmakla kalmaz, cilt kalitesini çok yönlü olarak güçlendirir.

Bu yüzden çoğu uzman, cilt kalitesi bozulmuş veya çevresel etkenlerle yıpranmış kişilerde Paris Işıltısını daha kapsamlı bir seçenek olarak önerir.
Sonuç: daha parlak, daha sağlıklı ve daha doğal bir görünüm.

Paris ışıltısı ile ilgili merak edilenleri aşağıdaki videoda Doç. Dr. Çiğdem Karadağ cevaplıyor;

Olası Yan Etkiler ve Güvenlik

Paris Işıltısı, cerrahi olmayan, düşük riskli bir işlemdir.
Uygulama sonrası hafif kızarıklık veya şişlik görülebilir; genellikle birkaç saat içinde kaybolur.

Ciltte morarma, hassasiyet veya minik kabarıklıklar nadir durumlarda oluşabilir.
Bu etkiler, kısa sürede kendiliğinden geçer.

Doğru teknikle, steril koşullarda ve uzman hekim tarafından yapıldığında Paris Işıltısı son derece güvenlidir.
Bu yüzden işlemin mutlaka uzman bir hekim tarafından yapılması gerekir.

Doç. Dr. Çiğdem Karadağ, her uygulamayı steril koşullarda gerçekleştirir ve işlem sonrası süreci birebir takip eder.
Amaç yalnızca güzel bir sonuç değil, aynı zamanda güvenli ve konforlu bir deneyimdir.

İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İlk 24 Saat Su Temasından Kaçının:
    İşlem yapılan bölgeye ilk gün boyunca su değdirmemek gerekir.
    Bu süre zarfında yüz yıkama, duş veya sauna gibi işlemlerden uzak durulmalıdır.
  • Makyaj Uygulamayın:
    Cilt henüz açık mikrokanallar barındırdığı için makyaj ürünleri tahriş riski oluşturabilir.
    Makyaj yapmak için en az 24 saat
  • Güneş Işığından Korunun:
    Paris Işıltısı sonrası cilt, güneşe karşı daha hassas hale gelir.
    Dışarı çıkarken mutlaka SPF 30 veya üzeri güneş koruyucu kullanılmalı, mümkünse şapka takılmalıdır.
  • Sauna, Hamam ve Buhar Banyosundan Uzak Durun:
    Sıcak ortamlar ciltte ödem ve kızarıklığı artırabilir.
    Bu tür aktiviteler için en az 2–3 gün beklenmesi önerilir.
  • Alkol ve Yoğun Egzersizden Kaçının:
    Kan dolaşımını artıran alkol tüketimi ve ağır sporlar, enjeksiyon bölgelerinde morarma riskini yükseltir.
    Uygulamadan sonraki 48 saat boyunca bu aktivitelerden uzak durulmalıdır.
  • Nemlendirici Kullanımını İhmal Etmeyin:
    Cilt bu dönemde nem kaybına karşı duyarlıdır.
    Doktorun önerdiği onarıcı ve parfümsüz nemlendirici düzenli kullanılmalıdır.
  • Cildi Kaşımayın veya Ovalamayın:
    Cilt hassas bir dönemden geçtiği için masaj yapmak, peeling uygulamak veya ovmak tahriş yaratabilir.
    İlk birkaç gün boyunca yalnızca nazik temizleme önerilir.
  • Soğuk Kompres Uygulanabilir:
    Hafif şişlik veya kızarıklık olması durumunda, bölgeye kısa süreli soğuk kompres yapılabilir.
    Buz direkt temastan kaçınılmalı, temiz bir bez aracılığıyla uygulanmalıdır.
  • Doktorun Önerdiği Ürünleri Kullanın:
    Cildin ihtiyacına göre reçetelenen serum, krem veya güneş koruyucular tedavinin kalıcılığını artırır.
    Rastgele kozmetik ürün kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • Gözlem ve Kontrol Randevusu:
    İlk hafta içinde cildin genel durumu değerlendirilmelidir.
    Gerekirse Doç. Dr. Çiğdem Karadağ, cilt yapınıza özel bakım ürünleri ve ek seans önerileri sunar.

Neden Doç. Dr. Çiğdem Karadağ?

Paris Işıltısı, hassas bir uygulamadır ve cilt anatomisini iyi tanıyan uzman ellerde yapılmalıdır.
Doç. Dr. Çiğdem Karadağ, plastik ve estetik cerrahi alanındaki uzmanlığıyla her hastaya özel tedavi planları hazırlar.

Uygulama öncesi cilt analizinden, sonrasındaki bakım sürecine kadar her aşamada sizi bilgilendirir.
Amaç yalnızca ışıltılı bir görünüm değil, bilimsel olarak desteklenmiş sağlıklı bir cilt elde etmektir.

Kendisinin klinik yaklaşımı; “doğal, güvenli ve kişiye özel” prensipleri üzerine kuruludur.
Bu nedenle, Paris Işıltısı yaptırmak isteyen birçok kişi, uygulamayı Doç. Dr. Çiğdem Karadağ’ın uzmanlığıyla tercih etmektedir.

Cildiniz Işıltısını Geri Kazansın

Paris Işıltısı, yalnızca bir estetik işlem değil, cildinize yeniden değer vermenin bir yoludur.
Cilt yüzeyini değil, hücresel yapıyı hedef alır; böylece sonuçlar kalıcı, doğal ve gözle görülür olur.

Daha parlak, nemli ve pürüzsüz bir cilt hayal ediyorsanız, bu tedavi tam size göre olabilir.
Cildinizin ihtiyacına özel planlanan Paris Işıltısı seanslarıyla, siz de ışıldayan bir cilde kavuşabilirsiniz.

Doç. Dr. Çiğdem Karadağ’dan profesyonel değerlendirme almak için kliniğe başvurabilir veya çevrimiçi randevu oluşturabilirsiniz.
Cildinizin ışığını yeniden keşfetmek, belki de bugünden başlayabilir.

Hızlı Randevu Al

Call Now Button